FUTBOL… TARİHİNİ YAŞAYAMADAN ÖLEN GÜZELLİK.

Futbol…
Doğduğu anı bile bilinmeyen ama farklı coğrafyalarda, farklı iklimlerde, farklı şekillerde oynanagelen, epeski ama bir o kadar da sonraya taşınmış kuralcı, ayak oyunlarına gelmiş bir ayak oyunu.
Eski kabilelerden az yakın günümüze kadar hep aynı amacı güdülemiş benmerkezci bir ayak topu. Her daim kazanma arzusunun yaratılışına mühür olduğu ama bir o kadar da oynayan insanları kendine kopartarak, eğlendiren bir oyun. Önceleri, rahiplerin yüzlerce insan kalabalığının ortasına topu atmasıyla başlayan bu oyun; sonraları rahiplerce yasaklana gelmiş. O dönemin imparatorları kendi saraylarının bahçelerinde oynarken halk yığınlarının bu ayak topunu kendi kendilerine oynamasını kabullenememiş ve çok ağır işkencelerle bu oyunu yasaklamış.
Futbol… Her dönem baltalanmayla karşı karşıya kalmış bir dolu güzellik yığını olmuştur. Her daim ‘gösteri’ moduna sokulmak istenmiş, kodlanmaya çalışılmış hatta ve hatta toplumları isyankar ediyor gerekçesiyle yasaklanmış, imparatorluklar düşmanı bir oyun olmuştur futbol. Her dönem kendi varolan tarihini bile yaşayamadan yeni tarih serüvenine itilmiş, ayak oyunları altında ezilmiş “altı-üstü bir ayak oyunu” diyebilsek de öyle olmayan, zengin kolejlerin hegemonyasına çekilmek istenen daha sonra toplumları kendi güvenliklerine karşın yatıştırmak için kullanılan bir oyun olmuştur futbol.
Sonra yine kendi güvenliklerini rencide ediyor, kendilerine sıkıntı yaratıyor diye toplumların futbol serüveni yasaklanmak istenmiştir. Bir dolu atar-döner mantıkla süregelen bir altyapı oluşturulmuştur futbol adına. Belki isteyerek belki de istemeyerek belki planlanarak belki de laletayn gelişmelerle plansız gelişen bir süreç içinde hayat bulmuş bir ayak topu olagelmiştir…
Futbol; muzlumdur kendi tarihi içinde.
Politik argümanlar, siyasi çıkarlar ve çıkarcı menfaatler yüzünden her daim futbolun sadece topla oyun olmasının fizikiyatı ortadan kaldırılmıştır. Futbol sadece ve sadece kendi dışında gelişen gelişmelerce yön bulan bir gerçek oluvermiştir. Kendi cephesini bile yaratamadan yok olup gitmiştir futbolun gerçek tarihi. Her tarih değişiminde lügatler bir kez daha haykırır kendi içlerinden; ‘tarih değil futbolu tarihsizleştiren… onu kendine oyun edenlerdir futbolun tarihini yok edenler.’

semerkaw