TÜRKİYE’DEN TRİBÜN KAREOGRAFİLERİ




Tribün…
Bir yaşam sanatının ta kendisi…
Yaşamın içindeki gerçekliklerin ötesinde başkalarınca kanıksanmaya korkulan gerçeği…

Türkiye’de ki tribün gerçeğinin çok az da olsa akademik incelemelerle irdelendiği bir gerçektir, ancak bu gerçeğin çoğalmasının yanında görsel zenginliğinin de birincil vurgu olarak öne çıkartılması gerekir. Salt sübjektif yaklaşımlar ve arzularla değil tribünün tribün olmasıyla alakalı objektif yargılar ve çıkarımlarla değerlendirilmesi gerekir. Görsel kaynakların da bu şekilde kullanılması renk zenginliği içinde büyük önem arz eder.

Hangi ligin takımı olursa olsun, niceliğine dahi bakılmaksızın varolan bir gerçeğin niteliği bizim için anlam taşır. Bu, sadece bizim ülkemize değil genel olarak tüm dünya tribünlerinin de bu hususta bilgilenilmesi gerekliliğini önümüze çıkarmaktadır. Bu noktada öncelikli olarak ülkemizdeki taraftar gerçeğinin görsel zenginliğini özne olarak burada paylaşmak istiyoruz. Tüm tribünlerin, taraftar oluşumlarının kendi içindeki zenginliğini diğer zenginliklerle paylaşmak istiyoruz. Bu hususta Türkiye’de ki tribün koreografilerini bu anlayışla ve zenginlikle ortak bir platformda yaşam sanatımızın, yaşamımızın ta kendisi olarak ortaya koyuyoruz.

''Öznemiz, gerçeğimizdir…
Gerçeğimiz ise renklerimiz…
Renklerimiz ise kendimizin ta kendisidir!''


 

 

 













 

 

 

 

 

 

 

 

 



Dünyaya geldik senin aşkınla..!

Farklı renklerden,farkı tribünlerden,futbolu,tribünleri güzelleştiren küçük özneler...Öznelerdir futbolu güzelleştiren...

   Kentinden uzak düşenlere...

Kendi kentinden yorgun düşenlere…

  
Bir serüven gibidir hayat; yol verir kendiliğinden      uzak düşenlere… akıl verir sarmalansın kendine diye… geçmişini verir ötesinden tutsun elini diye… harmanlar yüreğini soluksuzca, belki tutar da gelir yanı başıma diye.

Düşünülmeden ayrı düşülen yollar gibidir zehri figan eylenen uzak diyarlar. Yokuşsuz kalmış gibi dümdüze iter insanı kendi bedeninin dışından; ve haykırırcasına sürükler yüreği kendinden çok uzak ellere, aynı sarmalanıp kaldırılmış bayraklar gibidir hissiyatlar.

Devamı>>

  

     Optik Barikatı !

Geceleri düşünürken , günleri sayarken , karanlığı yararcasına gelen aydınlığı bekler gibi , çok şey umarak umutlanarak , davulu zurnayı bir köşeye kurup düğün dernek havasını bekler gibi beklemiştik oysaki geleceğin o günleri … Kaldığımız yerden devam edecektik oysaki , sen önden yürürken bizler bütün kararlılığımız ile senin arkandan seyir edip devirecektik kilometreleri …

Aleme kafa tutacaktık en kralından ama insanlığımızı unutmadan adamlıktan sapmadan mertçe ve yiğitçe ... Aynı senin bizlere öğrettiğin gibi …

Fakat bilemedik tahmin edemedik gelişinin ebedi bir gidiş olacağını . Arkandan yürüdüğümüz yolun sonunda seni kendi ellerimizle toprağa emanet edeceğimizi .

Devamı>>

Futbol… Tarihini yaşayamadan ölen güzellik...

Futbol…
Doğduğu anı bile bilinmeyen ama farklı coğrafyalarda, farklı iklimlerde, farklı şekillerde oynanagelen, epeski ama bir o kadar da sonraya taşınmış kuralcı, ayak oyunlarına gelmiş bir ayak oyunu.
Eski kabilelerden az yakın günümüze kadar hep aynı amacı güdülemiş benmerkezci bir ayak topu. Her daim kazanma arzusunun yaratılışına mühür olduğu ama bir o kadar da oynayan insanları kendine kopartarak, eğlendiren bir oyun. Önceleri, rahiplerin yüzlerce insan kalabalığının ortasına topu atmasıyla başlayan bu oyun; sonraları rahiplerce yasaklana gelmiş.

Devamı>>


Gün olurda birgün, umuda yolculukda, sevginin bagı koparsa eger,...



An gelir anlarsın seni bu denli coşturan, hayatının her gününe , ve yaşadıgın her saate anlam katan şeyin ne oldugunu...

Hayattaki yaşama sevincin,cigerlerine umarsızca çektigin nefes, damarlarında deli gibi çaglayan kan selidir..düşündügünde gözlerinde parlayan ışıkdır o..
seni sen yapan; duruşunu, bakışını gözlerindeki pırıltıyı çıkaran o yegane duygu selii..

İşte aşkk.. eyy aşkk...

Devamı >>


 

Bir çift renk ömürdür...

Zaten tepeden tırnağa, deyim yerindeyse boka saran bir hayatın vardır...
Neresinden bakarsan bak hep bir sorunlar yumağıdır ömür senin için...Çözümsüz problemler eşliğinde bir hayat sürersin...Devir senin devrin değildir, alem gönül denen, yürek denen olgunun yörüngesinden çıkalı asırlar olmuştur..ve sen bir dinozorsundur, asırlar önce tedavülden kalkmış bir profil...

İki kale direği arasına kaktırılan bir meşin yuvarlağın o ağlarla kavuştuğu andaki mutluluğudur hayat senin için...Kaldıki sen hiçbir zaman o ağlara kavuşamamış, hep o iki direkten dönen bir meşin yuvarlak kadar bahtsız, şanssız birisindir...

Devamı >>

 plonjon.net & org

Ha açtık, ha açaçağız derken sonunda başlıyoruz... Amacımız, hayata dair ne varsa dilimizin döndüğü kadarıyla burada paylaşmak, kendi penceremizden görüneni yazıya dökmek. Tabii bunu hep beraber yapacağız. Yayınlanmasını istediğiniz yazıları editor@plonjon.net adresinden bize ulaştırabilirsiniz. Başlama düdüğünü çalarken sevgili Cummings üstadın sözünü hatırlatmak isteriz.

''Seni diğerlerinden farksız yapmaya, gece gündüz bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez...''

Yazıyor,çiziyor,üretiyoruz!